Atatürk Kimdir | Hayatı | İnkılapları | Kronolojisi | Kişilik Özellikleri | Fiziksel Özellikleri | Ünlü Sözleri | Anıları |

Bu yazımda başlıkta da belirtiğim Ulu Önder Mustafa Kemal ATATÜRK’ün özelliklerinden bahsedeceğim.Bu yazıda yeri gelirse kendim yeri gelirse de alıntı yapacağım.Umarım bir faydası olur…

ATATÜRK’ÜN KISACA HAYATI

1881’de Selanik’te doğdu. Annesi Zübeyde Hanım, babası Ali Rıza Efendi’dir. Sırasıyla, Mahalle Mektebi, Şemsi Efendi Okulu, Selanik Mülkiye Rüştiyesi, Selanik Askeri Rüştiyesi, Selanik Askeri İdadisi, Harp Okulu ve Harp Akademisi’ne gitti. 1893 yılında Askeri Rüştiye’de okurken matematik öğretmeni tarafından adına “Kemal” ilave edilerek Mustafa Kemal adını aldı. Harp Akademisi’nden yüzbaşı rütbesiyle mezun olarak Şam’da göreve başladı.

Osmanlı Devleti zamanında Trablusgarp Savaşı, Balkan Savaşları ve I. Dünya Savaşı’na katıldı. Osmanlı Devleti I. Dünya Savaşı’ndan yenik ayrılınca Mondros Ateşkes Antlaşması imzalandı. Bu antlaşma uyarınca vatan topraklarının işgalinin başlaması üzerine Mustafa Kemal, 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkarak milli mücadeleyi başlattı.

Havza ve Amasya Genelgelerini yayınladıktan sonra, Erzurum ve Sivas Kongrelerini topladı. Sivas Kongresi ile bütün milli cemiyetleri tek çatı altında birleştirerek Anadolu ve Rumeli Müdafaai Hukuk Cemiyeti’ni kurdu. Sivas Kongresi’nin ardından İstanbul Hükümeti ile Amasya Görüşmesini yaptı. Böylece İstanbul Hükümeti, Temsil Heyetinin varlığını resmen tanımış oldu.

Mustafa Kemal, 23 Nisan 1920’de TBMM’nin açılması ile Meclis ve Hükümet Başkanlığına seçildi. 5 Ağustos 1921’de kendisine Meclis tarafından Başkomutanlık görevi verildi. Sakarya Savaşı’nın kazanılmasının ardından, Gazilik ünvanı ve Mareşallik rütbesi ile onurlandırıldı. Büyük Taarruzu yöneten ve düşmanın tamamen yurttan atılmasını sağlayan Gazi Mustafa Kemal, 29 Ekim 1923’de Cumhuriyetin ilan edilmesi ile beraber Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk Cumhurbaşkanı oldu.

1934 yılında Gazi Mustafa Kemal’e meclis tarafından “Atatürk” soyadı verildi. Atatürk, gerçekleştirmiş olduğu inkılaplar ile Türkiye Cumhuriyeti’nin medeni ülkeler seviyesine çıkmasını sağladı. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk, 10 Kasım 1938’de Dolmabahçe Sarayı’nda hayata gözlerini yumdu.

Atatürk’ün hayatı, Türk milleti için adanmış, destansı bir yaşamdır.

ATATÜRK İNKILAPLARI (DEVRİMLERİ)

I-Siyasi alanda yapılan inkılaplar:

1- Saltanatın Kaldırılması (1 Kasım 1922)
2- Cumhuriyet’in ilanı (29 Ekim 1923)
3- Halifeliğin Kaldırılması (3 Mart 1924)

II-Toplumsal yaşayışın düzenlenmesi:

1- Şapka İktisası (giyilmesi) Hakkında Kanun (25 Kasım 1925)
2- Tekke ve Zaviyelerle Türbelerin Seddine (kapatılmasına) ve Türbedarlıklar ile Birtakım Unvanların Men ve İlgasına Dair Kanun (30 Kasım 1925)
3- Beynelmilel Saat ve Takvim Hakkındaki Kanunların Kabulü (26 Aralık 1925). Kabul edilen bu kanunlarla Hicri ve Rumi Takvim uygulaması kaldırılarak yerine Miladi Takvim, alaturka saat yerine de milletlerarası saat sistemi uygulaması benimsenmiştir.
4- Ölçüler Kanunu (1 Nisan 1931). Bu kanunla ölçü birimi olarak medeni milletlerin kullandıkları metre, kilogram ve litre kabul edilmiştir.
5- Lakap ve Unvanların Kaldırıldığına Dair Kanun (26 Kasım 1934)
6- Bazı Kisvelerin Giyilemeyeceğine Dair Kanun (3 Aralık 1934). Bu kanunla din adamlarının, hangi dine mensup olurlarsa olsunlar, mabet ve ayinler dışında ruhani kisve (giysi) taşımaları yasaklanmıştır.
7- Soyadı Kanunu (21 Haziren 1934)
8- Kemal Öz Adlı Cumhurreisimize Atatürk Soyadı Verilmesi Hakkında Kanun (24 Kasım 1934)
9- Kadınların medeni ve siyasi haklara kavuşması:
a- Medeni Kanun’la sağlanan haklar
b- Belediye seçimlerinde kadınlara seçme ve seçilme hakkı tanıyan kanunun kabulü (3 Nisan 1930)
c- Anayasa’da yapılan değişiklerle kadınlara milletvekili seçme ve seçilme hakkının tanınması (5 Aralık 1934)

III- Hukuk alanında yapılan inkılaplar:

1- Şeriye Mahkemelerinin kaldırılması ve Yeni Mahkemeler Teşkilatının Kurulması Kanunu (8 Nisan 1934)
2- Türk Medeni Kanunu (17 Şubat 1926)
Dini hukuk sisteminden ayrılarak laik çağdaş hukuk sisteminin uygulanmasına başlanmıştır.

IV-Eğitim ve Kültür alanında yapılan inkılaplar:

-Tevhid-i Tedrisat Kanunu (3 Mart 1924). Bu kanunla Türkiye dahilindeki bütün bilim ve öğretim kurumları Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlanmıştır.
2- Yeni Türk Harflerinin Kabul ve Tatbiki Hakkında Kanun (1 Kasım 1928)
3- Türk Tarihi Tetkik Cemiyeti’nin Kuruluşu (12 Nisan 1931). Cemiyet daha sonra Türk Tarih Kurumu adını almıştır (3 Ekim 1935). Kültür alanında yeni bir tarih görüşnü ifade eden kurumun kuruluşuyla ümmet tarihi anlayışından millet tarihi anlayışına geçilmiştir.
4- Türk Dili Tetkik Cemiyeti’nin kuruluşu (12 Temmuz 1932). Cemiyet daha sonra Türk Dil Kurumu adını almıştır (24 Ağustos 1936). Kurumun amacı, Türk dilinin öz güzelliğini ve zenginliğini meydana çıkarmak, onu dünya dilleri arasında değerine yaraşır yüksekliğe eriştirmektir.
5- İstanbul Darülfünunu’nun kapatılmasına Milli Eğitim Bakanlığı’nca yeni bir üniversite kurulmasına dair kanun (31 Mayıs 1933). İstanbul Üniversitesi 18 Kasım 1933 günü öğretime açılmıştır.

ATATÜRK’ÜN KİŞİLİK ÖZELLİKLERİ

1. Vatan ve milletine olan düşkünlüğü

Vatan ve millet sevgisi Atatürk’ün taşıdığı özelliklerin temel taşıydı. O vatanı ve milleti için canını seve seve verebilecek bir karaktere sahipti. O kişisel egemenliği ortadan kaldırmış, egemenliği kayıtsız şartsız milletine vermiştir. Bununla milletine olan güvenini, sevgisini açıkça göstermiştir.

2. İdealistliği

Atatürk’ün en büyük ideali, milletini tam bağımsız, çağdaş ve ileri uygarlıklar düzeyine ulaştırmaktı. Onun diğer bir amacı da tüm ulusların barış içinde yaşamasıydı. Atatürk, Türk milletinin çağdaşlaşması için önüne çıkan tüm engelleri yenmiştir.

3. Hakikati Arama Gücü

Atatürk gerçekçi bir insandı. Olaylar ve kişiler karşısında gerçekleri çekinmeden söylediği gibi, doğru olanın gerçekleşmesi için elinden geleni de yapardı. O, yapacağı bir işte önce engelleri görür, onları birer birer ortadan kaldırır, sonunda amacına ulaşırdı. Hayalcilikten uzaktı.

4. Yaratıcı Zihniyeti

Atatürk’ün en önemli özelliklerinden biri de yaratıcı zihniyeti idi. Olaylar karşısında yılmadan mücadele eder. Sorunlara çözüm üretirdi. Atatürk, Türk milletinin tarihini inceleyip, onun özelliklerini çok iyi tanımıştı. Böylece Türk milletinin en ümitsiz zamanlardan bile başarılı olabileceğini anlamıştır. O, olayların akışına göre hareket eden değil, olayları yönlendiren bir kişi idi.

5. Sabır ve Disiplin Anlayışı

Atatürk bir işi yapmaya karar verdiğinde öncelikle şartların olgunlaşması için çalışırdı. Atatürk, disipline de çok önem verirdi. Bir işi yapmaya karar verdiği zaman ısrarla o konu üzerinde çalışır. Asla vazgeçmezdi.

6. İleri Görüşlülüğü

Atatürk’ün Çanakkale Savaşları sırasında düşmanın nereden çıkacağını bilmesi, II. Dünya Savaşı’nın çıkacağını tarih vererek söylemesi, İtalya ve Almanya’daki yükselişin söneceğini söylemesi, yine II. Dünya Savaşı’ndan en karlı çıkan devletin Sovyet Rusya olacağını söylemesi, onun bu yönünü açıkça göstermektedir.

7. İyi Kalpliliği

Atatürk iyi kalpliydi. İnsanlığı bekleyen felaketlere karşı sürekli çareler arardı. Ona göre gayesi barış olmayan bir savaş cinayetti.

8. Açık Sözlülüğü

Atatürk, doğru bildiğini açıkça söylemekten çekinmezdi. Atatürk, gerçekten memlekete hizmet etmek isteyenlerin açık kalpli olmaları gerektiğini söylerdi.

9. İnsan ve Millet Sevgisi

Atatürk, milletini çok severdi milleti uğruna gece gündüz çalışmış, en umutsuz zamanlarda bile milletle beraber olmayı, millete güvenmeyi kendine prensip edinmişti. O yalnız kendi milletine değil bütün uygar milletlere saygı duymuştur.

10. Yersiz Acıma Gücünü Kontrol

Atatürk, Türk milletini yüceltmek için ömür boyu çalışmıştır. Olayları asla şansa bırakmamış, yersiz ve gereksiz laflarda bulunmamıştır.

11. Mantıklılığı

Atatürk, akla ve mantığa çok önem verirdi. O, yaptığı tüm işleri akla ve mantığa dayandırmıştı.

12. Çok Cepheliliği

Atatürk çok cepheliydi. O, hem iyi bir asker, hem devlet adamı hem de fikir ve aksiyon adamıydı.

13. Eğitimciliği

Atatürk, eğitime büyük önem verirdi.

14. Sanatseverliği

Atatürk sanata düşkündü. O, Türk milletinin engin bir sanat zevki olduğuna inanırdı.

15. Yöneticiliği

Atatürk, iyi bir yöneticinin bütün özelliklerine sahipti. Kendisini sevdirerek ve inandırarak insanları etkilemiştir. O bir işi yaptırmak istediğinde önce çevresindekileri ikna ederdi.

16. Rehberliği

Atatürk, 19 Mayıs 1919′da Samsun’a çıktıktan hemen sonra başladığı işlerde bir rehberin bütün özelliklerini sergilemişti. O, millete en doğru yolu göstermişti.

17. Gurura Yer Vermemesi

Atatürk, kurduğu cumhuriyet yaptığı inkılâplar ve kazandığı zaferlere rağmen gurura kapılmamıştır. Ben yaptım! sözünden hep kaçınmıştır. Her zaman: Türk milleti başardı demiştir.

18. Ümitsizliğe Ver Vermemesi

Atatürk, asla ümitsizliğe düşmezdi. İç ve dış düşmanların çokluğuna rağmen Milli Mücadeleyi başlatmış ve başarmıştır.

19. Metotlu Çalışması

Atatürk’ün boyu1.74cm kilosu70 kg civarındaydı.
Sigara ve kahveyi severdi. Günde 10-15 fincan kahve ve 40-50 arası sigara içerdi. Traşına ve banyosunu çok dikkat ederdi. Sabahları yemek yemez, öylenleri genellikle bir iki dilim ekmek, peynir, ayran veya limonata ile geçiştirir, akşamları ise kuru fasulye, pilav, peynirli omlet, etli bamya yer, meyva olarak kavunu tercih ederdi.
Uykusu çok hafifti. Yaşamında hiç kimseyi pijamasıyla karşılamamıştır. Çalışkanlığı, zekası, kibarlığı, dürüstlüğü, hiç kimseden çekinmeden herşeyi herkezi yüzüne karşı söylemesi en büyük özellikleriydi.
Alnı geniş, kaşları çok gür ve kalkık, dudakları ince, saçları altın sarısı, gözleri masmavi, omuzları geniş, elleri ince ve zarifti.
Kendine koruma önlemi aldırmaz ve buna çok kızardı. Önemli memleket meselelerini geceleri ve yemek esnasında görüşür, hangi konu görüşülecekse o konuya vakıf kişileri çağırırdı.

Atatürk’ün Söylediği En Meşhur Sözler

Atatürk’ün o kadar meşhur sözü var ki o sözlerden bazılarını sizlere vereceğim diğerlerini de isterseniz 10 saniyede bedava indirebilirsiniz.Virüs taraması yapılmıştır.

● Bütün ümidim gençliktedir.

● Ey yükselen yeni nesil, istikbal sizindir. Cumhuriyet’i biz kurduk, O’nu yükseltecek ve sürdürecek sizlersiniz.

● Herkes ulusal görevini ve sorumluluğunu bilmeli, memleket meseleleri üzerinde o düşünceyle, düşünüp çalışmayı görev edinmelidir.

● Kendiniz için değil, bağlı bulunduğunuz ulus için elbirliği ile çalışınız. Çalışmaların en yükseği budur.

● Ey Türk Gençliği! Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir.

● Bugün hepimize düşen ortak görev; ulusal değerlere, bilince, Cumhuriyet’e sahip çıkmak, Çanakkale’yi, Kurtuluş Savaşı’nı kazanan ruhu korumak ve bu bilinci gelecek kuşaklara aktarmaktır. Türk Ulusu dili, kültürü, tarihi ve saygın kimliğiyle aydınlık yarınlara el ele güçlü biçimde yürüyecektir.

● Sizler, yani yeni Türkiye’nin genç evlatları! Yorulsanız dahi beni takip edeceksiniz… Dinlenmemek üzere yürümeye karar verenler, asla ve asla yorulmazlar. Türk Gençliği gayeye, bizim yüksek idealimize durmadan, yorulmadan yürüyecektir.

● Öğretmenler! Cumhuriyet sizden düşünceleri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller ister.

● “…bu ulusa ve ülkeye hizmet görevi bitmeyecektir.”

● Türk Milleti yeni bir iman ve kesin bir milli azim ile yeni bir devlet kurmuştur bu devletin dayandığı esaslar “Tam Bağımsızlık” ve “Kayıtsız Şartsız Milli Egemenlikten ibarettir. Yeni Türkiye devletinin yapısının ruhu Milli Egemenliktir. Milletin Kayıtsız Şartsız Egemenliğidir…

● Hiçbir şeye ihtiyacımız yok, yalnız bir şeye ihtiyacımız vardır; çalışkan olmak!

● Biz büyük bir inkılap yaptık. Memleketi bir çağdan alıp yeni bir çağa götürdük.

● Devrimin amacını kavramış olanlar sürekli olarak onu koruma gücüne sahip olacaklardır.

● Ne mutlu Türküm diyene!

Geri kalanını da isterseniz indirebilirsiniz İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN

ATATÜRK’ün Kısa Anıları

YENİLSEYDİK SORUMLU BEN OLACAKTIM 

Bir aralık konu İstiklâl Savaşı’na geldi. Dikkat ettim, Binbaşılar dahil her komutanın hangi birliğe komuta ettiğini, nerede bulunduğunu, -bir gün önce olmuş gibi- hatırlıyordu. O savaş ki araç, gereç, personel kıtlığı bugün güç tasavvur edilirdi. Tümenlere binbaşılar, Kolordulara yarbaylar komuta ediyordu! Fakat, bu kadro canını dişine takmış bir ekipti. Var olmak ya da olmamak bu savaşın sonucuna bağlıydı. 30 Ağustos bu ruh haletinin eseriydi. Böyle bir dramı, hem yazarı, hem baş aktörünün ağzından dinlemek müstesna bir mutluluktu. O anılar Ata’yı coşturdukça coşturuyordu. Anlatmalarında abartma yoktu. Ama bu anlatış öylesine canlı, öylesine plastikti ki, hepimiz heyecandan heyecana sürükleniyorduk. Anlatışlarını şöyle bağladı:
– İşte büyük zafer böyle ortak bir eserdir. Şerefler de ortaktır.

Bu alçakgönüllülük şaheseriyle konunun kapanacağını tahmin ediyorduk. Bu arada Atatürk bir duraklama yaptı. Sonra içine dönük, adeta kendisiyle konuşur gibi ilave etti:
– Ama yenilseydik sorumluluk ortak olmayacak yalnız bana ait olacaktı.

Bu belagat karşısında gözyaşımı tutamadım. Tarihin, zaferleri kendine maleden, yenilgileri ise maiyetine yükleyen sahte kahramanlarını hatırladım.

Ord. Prof. Sadi IRMAK
Kaynak: Sadi Irmak, Ord Prof. – Atatürk’ten Anılar, 1978

YANINA ALDIĞI İLKER 

O, Samsun’a çıktığı zaman, üstü başı yırtık, postalları patlamış, silahsız bir er gördü. Yüzünün rengi bakıra dönmüş, yağlan eriyip kemik ve sinir kalmış bu Türk askeri ağlıyordu. O’na sordu:
– Asker ağlamaz arkadaş, sen ne ağlıyorsun?
Er irkildi, başını kaldırdı. Bu sesi tanıyordu ve bu yüz ona yabancı değildi. Hemen doğruldu ve Anafartalar’daki Komutanını çelik yay gibi selamladı.
– Söyle niçin ağlıyorsun?
İç Anadolu’nun yanık yürekli çocuğu içini çekti:
– Düşman memleketi bastı, hükümet beni terhis etti. Silahımızı elimizden aldı. Toprağıma giren düşmanı ne ile öldüreceğim? Kemal Atatürk, er’in omzuna elini koydu:
– Üzülme çocuğum, dedi. Gel benimle!
Ve Samsun deposunda giydirilip silahlandırarak yanına aldığı ilk er bu Mehmetçik oldu.

Burhan Cahit MORKAYA

Kısaca Atatürk yüce bir kişilik , yüce bir lider ve komutan , Türkiyemizin kurucusu Dünyaya milyarda bir gelen belki dahada az bir insandır.İleri görüşlülüğü ve diğer özellikleri dünya basınında yer bulmış ve takdir görmüştür.Tüm Dünya onun inanılmaz bir konutan olduğunu anlamıştır. 

ATATÜRK Kronolojisi

1881: Selanik’te doğdu.

1893: Askeri Rüştiye’ye girdi ve Kemal adını aldı.

1895: Selanik Askeri Rüştiyesi’ni bitirdi, Manastır Askeri İdadisi’ne girdi.

1899 Mart 13: İstanbul Harp Okulu Piyade sınıfına girdi.

1902: Harp Akademisi’ne girdi ve burada gazete çıkardı.

1905 Ocak 11: Harp Akademisi’ni Yüzbaşı olarak bitirdi, Şam’a 5. Ordu’nun 30. Süvari Alayı’nda staj yapmak için atandı.

1906 Ekim: Şam’da Vatan ve Hürriyet Cemiyeti’ni kurdu. Şam’da topçu stajını yaptı ve Kolağası oldu

1908 Temmuz 23: Meşrutiyet’in ilan edilmesi için çalışmaları.

1909 Mart 31: 31 Mart ihtilalinde Hareket Ordusu Kurmay Subayı olarak çalıştı.

1911 Eylül 13: Mustafa Kemal, İstanbul’a Genelkurmay’a naklen atandı.

1911 Kasım 27: Mustafa Kemal, Binbaşılığa yükseldi.

1912 Ocak 9: Mustafa Kemal, Trablusgarp’ta Tobruk saldırısını yönetti.

1913 Ekim 27: Mustafa Kemal, Sofya Ateşemiliterliği’ne atandı.

1914 Mart 1: Mustafa Kemal, Yarbaylığa yükseltildi.

1915 Şubat 2: Mustafa Kemal, Tekirdağı’nda 19. Tümeni kurdu.

1915 Şubat 25: Mustafa Kemal’in Maydos’a gidişi.

1915 Nisan 25: Mustafa Kemal, Arıburnu’nda İtilaf Devletleri’ne karşı koydu.

1915 Haziran 1: Mustafa Kemal’in Albaylığa yükselişi.

1915 Ağustos 9: Mustafa Kemal, Anafartalar Grup Komutanlığı’na atandı.

1915 Ağustos 10: Mustafa Kemal, Anafartalar’dan düşmanı geri attı.

1916 Nisan 1: Mustafa Kemal’in Tuğgeneralliğe yükselişi.

1916 Ağustos 6: Mustafa Kemal, Bitlis ve Muş’u düşman elinden kurtardı.

1917 Eylül 20: Mustafa Kemal, memleketin ve ordunun durumunu açıklayan raporunu yazdı.

1917 Ekim: Mustafa Kemal, İstanbul’a döndü.

1918 Ekim 26: Mustafa Kemal, Halep’in kuzeyinde bugünkü sınırlarımız üzerinde düşman saldırılarını durdurdu.

1918 Ekim 30: Mondros Mütarekesi’nin imzalanması.

1918 Ekim 31: Mustafa Kemal’in Yıldırım Orduları Grup Komutanlığı’na atanması.

1918 Kasım 13: Yıldırım Orduları Grup Komutanlığı’nın kaldırılması ve Mustafa Kemal’in İstanbul’a dönüşü.

1919 Nisan 30: Mustafa Kemal’in Erzurum’da bulunan 9. Ordu Müfettişliği’ne atanması.

1919 Mayıs 15: İzmir’e Yunan’lıların asker çıkarması.

1919 Mayıs 16: Mustafa Kemal, Bandırma vapuruyla İstanbul’dan ayrıldı.

1919 Mayıs 19: Mustafa Kemal, Samsun’a çıktı.

1919 Haziran 15: Mustafa Kemal, 3. Ordu Müfettişi ünvanını aldı.

1919 Haziran 21: Mustafa Kemal, Ulusal Güçleri Sivas Kongresi’ne çağırdı.

1919 Temmuz 8 / 9: Mustafa Kemal, askerlikten çekildi. (Saat: 20:50)

1919 Temmuz 23: Mustafa Kemal’in başkanlığı altında Erzurum Kongresi’nin toplanması ve bir Temsil Kurulu seçerek dağılması. (7 Ağustos 1919)

1919 Eylül 4: Mustafa Kemal’in başkanlığı altında Sivas Kongresi’nin toplanması ve 11 Eylül’de sona ermesi.

1919 Eylül 11: Mustafa Kemal, Anadolu ve Rumeli Müdafaayı Hukuk Cemiyeti Heyet Temsiliyesi Başkanlığı’na saçildi.

1919 Ekim 22: Amasya Protokolü’nün imzalanması.

1919 Kasım 7: Mustafa Kemal, Erzurum’dan milletvekili seçildi.

1919 Aralık 27: Mustafa Kemal, Heyeti Temsiliye’yle birlikte Ankara’ya geldi.

1920 Mart 20: İstanbul’un İtilaf Devletleri tarafından ele geçirilmesi, Mustafa Kemal’in protestosu, Ankara’da yeni bir Millet Meclisi toplama girişimi.

1920 Mart 18: İstanbul’da Meclis-i Mebusan’ın son toplantısı.

1920 Mart 19: Mustafa Kemal tarafından Ankara’da üstün yetkiyi taşıyan bir Millet Meclisi toplanması hakkında illere duyuruda bulunulması.

1920 Nisan 23: Mustafa Kemal, Ankara’da Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni açtı.

1920 Nisan 24: Mustafa Kemal, Büyük Millet Meclisi Başkanı seçildi.

1920 Mayıs 5: Mustafa Kemal’in başkanlığında ilk Hükümet’in toplantısı.

1920 Mayıs 11: Mustafa Kemal, İstanbul Hükümeti tarafından ölüm cezasına çarptırıldı.

1920 Mayıs 24: Mustafa Kemal’in cezası Padişah tarafından onaylandı.

1920 Ağustos 10: Osmanlı İmparatorluğu delegeleriyle İtilaf Devletleri arasında Sevr Antlaşması’nın imzalanması.

1920 Ocak 9 / 10: Birinci İnönü Savaşı.

1921 Ocak 20: İlk Teşkilat-ı Esasiye (Anayasa) Kanunu’nun esas maddelerinin kabulü.

1921 Mart 30 / Nisan 1: İkinci İnönü Savaşı.

1921 Mayıs 10: Mustafa Kemal tarafından Büyük Millet Meclisi’nde Anadola ve Rumeli Müdafaai Hukuk Grubu’nun kurulması ve Mustafa Kemal’in Grup Başkanlığı’na seçilmesi.

1921 Ağustos 5: Mustafa Kemal’e Başkumandanlık görevinin verilmesi.

1921 Ağustus 22: Mustafa Kemal’in yönetiminde Sakarya Meydan Savaşı’nın başlaması.

1921 Eylül 13: Sakarya Meydan Savaşı’nın kazanılması.

1921 Eylül 19: Mustafa Kemal’e Mareşallik rütbesinin verilmesi ve Mustafa Kemal’in Gazi ünvanını alması.

1922 Ağustos 26: Gazi Mustafa Kemal’in Kocatepe’den Büyük Taarruz’u yönetmesi.

1922 Ağustos 30: Gazi Mustafa Kemal’in Dumlupınar Başkumandanlık Meydan Savaşı’nı kazanması.

1922 Eylül 1: Gazi Mustafa Kemal’in: “Ordular! İlk hedefiniz Akdeniz’dir, İleri !” emrini vermesi.

1922 Eylül 9: Türk Ordusu’nun İzmir’e girmesi.

1922 Eylül 10: Gazi Mustafa Kemal’in İzmir’e gelişi.

1922 Ekim 11: Mudanya Mütarekesi’nin imzalanması.

1922 Kasım 1: Gazi Mustafa Kemal’in önerisi üzerine saltanatın kaldırılması.

1922 Kasım 17: Vahdettin’in bir İngiliz harp gemisiyle İstanbul’dan kaçması.

1923 Ocak 29: Gazi Mustafa Kemal’in Latife Hanım’la evlenmesi.

1923 Temmuz 24: Lozan Antlaşması’nın imzalanması.

1923 Ağustos 9: Gazi Mustafa Kemal’in Halk Fırkası’nı kurması.

1923 Ağustos 11: Gazi Mustafa Kemal’in 2. Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na seçilmesi.

1923 Ekim 29: Cumhuriyet’in ilan edilmesi.

1923 Ekim 29: Gazi Mustafa Kemal’in ilk Cumhurbaşkanı olması.

1924 Mart 1: Gazi Mustafa Kemal’in Büyük Millet Meclisi’nde Halifeliği kaldırması ve öğretimin birleştirilmesi hakkında açış nutkunu söylemesi.

1924 Mart 3: Hilafetin kaldırılması, öğrenimin birleştirilmesi, Şer’iyeve Evkaf Vekaletiyle (Bakanlığıyla), Erkanıharbiyei Umumiye Vekaletinin kaldırılması hakkındaki yasaların Büyük Millet Meclisi’nce kabul edilmesi.

1924 Nisan 20: Türkiye Cumhuriyeti Teşkilatı Esasiye (Anayasa) Kanunu’nun kabul edilmesi.

1925 Şubat 17: Aşarın kaldırılması.

1925 Ağustos 24: Gazi Mustafa Kemal’in ilk defa Kastamonu’da şapka giymesi.

1925 Kasım 25: Şapka Kanunu’nun Büyük Millet Meclisi’nde kabul edilmesi.

1925 Kasım 30: Tekkelerin kapatılması hakkındaki kanunun kabulü.

1925 Aralık 26: Uluslararası takvim ve saatin kabulü.

1926 Şubat 17: Türk Medeni Kanunu’nun kabulü.

1927 Temmuz 1: Gazi Mustafa Kemal’in Cumhurbaşkanı sıfatı ile ilk kez İstanbul’a gitmesi.

1927 Ekim 15 / 20: Gazi Mustafa Kemal’in Cumhuriyet Halk Partisi 2. Kurultayı’nda tarihi Büyük Nutku’nu söylemesi.

1927 Kasım 1: Gazi Mustafa Kemal’in 2. Kez Cumhurbaşkanlığı’na seçilmesi.

1928 Ağustos 9: Gazi Mustafa Kemal’in Sarayburnu’nda Türk harfleri hakkındaki nutkunu söylemesi.

1928 Kasım 3: Türk Harfleri Kanunu’nun Büyük Millet Meclisi’nde kabul edilmesi.

1931 Nisan 15: Gazi Mustafa Kemal tarafından Türk Tarih Kurumu’nun kurulması.

1931 Mayıs 4: Gazi Mustafa Kemal’in 3.kez Cumhurbaşkanlığı’na seçilmesi.

1932 Temmuz 12: Gazi Mustafa Kemal tarafından Türk Dil Kurumu’nun kurulması.

1933 Ekim 29: Gazi Mustafa Kemal’in Cumhuriyet’in 10. Yıldönümünde tarihi nutkunu söylemesi.

1934 Kasım 24: Gazi Mustafa Kemal’e Büyük Millet Meclisi tarafından ATATÜRK soyadının verilmesi kanununun kabul edilmesi.

1935 Mart 1: Atatürk’ün 4. kez Cumhurbaşkanlığı’na seçilmesi.

1937 Mayıs 1: Atatürk’ün çiftliklerini Hazine’ye ve taşınamaz mallarını da Ankara Belediyesi’ne bağışlaması.

1938 Mart 31: Atatürk’ün hastalığı hakkında Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği’nin ilk resmi duyurusu.

1938 Eylül 15: Atatürk’ün vasiyetnamesini yazması.

1938 Ekim 16: Atatürk’ün hastalık durumu hakkında günlük resmi duyuruların yayınına başlanması.

1938 Kasım 10: Atatürk’ün ölümü. (Perşembe, saat: 09.05)

1938 Kasım 11: İstanbul Şehir Meclisi’nin olağanüstü toplantı yapması. Saraydaki Cumhurbaşkanlığı forsunun indirilerek yerine yarıya kadar indirilmiş Türk Bayrağı’nın çekilmesi.

1938 Kasım 12: Atatürk’ün ölümü dolayısıyla, Yüksek Öğretim gençliğinin Üniversite Konferans Salonu’nda toplanması.

1938 Kasım 13: Gençliğin Taksim Cumhuriyet Anıtı önünde toplanarak Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet’i koruyacaklarına ant içmeleri.

1938 Kasım 14: Büyük Millet Meclisi çok hazin bir toplantı yaptı.

1938 Kasım 15: Hükümet Atatürk’ün Ankara’da ebedi istirahat yerine konulacağı 21 Kasım 1938 tarihini ulusal yas günü olarak duyurdu.

1938 Kasım 16: İstanbul’lular Atatürk’ün Dolmabahçe Sarayı Muayede Salonu’ndaki katafalkı önünde sabahın ilk saatlerinden gecenin son saatlerine kadar saygı ve üzüntü içinde son görevlerini yaptılar.

1938 Kasım 19: Büyük bir törenle, Atatürk’ün Dolmabahçe’den alınan yüce cenazesi, önce Sarayburnu’na, oradan Zafer torpidosuyla Yavuz zırhlısına götürüldü.Yavuz zırhlısıyla İzmit’e kadar götürülen tabut, oradan Ankara’ya yolcu edildi.

1938 Kasım 20: Atatürk’ün sevgilinaşı Ankara’ya ulaştı ve Ankara’da Büyük Millet Meclisi önündeki katafalka konuldu. Ankara’lılar da son görevlerini saygıyla yaptılar.

1938 Kasım 21: Atatürk’ün cenazesinin Etnoğrafya Müzesi’ndeki Geçici Kabre konulması.

1938 Kasım 25: Atatürk’ün vasiyetnamesinin açılması.

1938 Aralık 26: Atatürk’ün “Ebedi Şef” sanıyla anılmasının kabul edilmesi.

1953 Kasım 4: Atatürk’ün Geçici Kabri’nin açılması.

1953 Kasım 10: Atatürk’ün cenazesinin Anıt-Kabir’e nakledilmesi.

Teşekkürler: msxlabs.org , atatürkdevrimleri.com , ankara.ada.net

Son olarak bu yazıyı yazmamdaki amaç Atatürk hakkında sizlere bilgi verebilmek,kendim de yazı ekleyerek ve alıntı da yaparak sizlere Atatürk’ün hayatını vb. daha iyi anlatıp kavratabilmektir.Bu konu sürekli güncellenecektir

orkunbektas.net.tc

orknbkts.wordpress.com

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE

Huzur İçinde Yat Atam

About these ads

Yorumunuzu Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s